Yüzde yüz Türk olduğun gün,cihan senindir.
Siyaset Katagorisinde ve Serbest Siyaset Kürsüsü Forumunda Bulunan Büyüklere Masallar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Ormanın Tanrısı Ormanda aç kalan bir uyuz tilki, açlığın da verdiği cesaretle şehre inmiş. Bulduğu bir açık kapıdan içeri dalan ...
|
|||||||
| Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 |
|
Onbaşı
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 19
|
Büyüklere Masallar
Ormanın Tanrısı
Ormanda aç kalan bir uyuz tilki, açlığın da verdiği cesaretle şehre inmiş. Bulduğu bir açık kapıdan içeri dalan tilki, yiyecek umuduyla köşeyi bucağı karıştırmaya başlamış. Meğer girdiği yer bir boyacı dükkânıymış. Çöplükten bildiği konserve kutularına benzettiği boya tenekelerini görünce ağzının suyu akmış. Üst üste kayılı boya tenekeleri iştahını kabarttıkça kabartmış tilkinin. Keskin zekâsı ona hemen şu düşünceyi ilham etmiş: “Şunların en altındakini devirip, yiyecek içerisinde yüzeyim de önce bir gözüm doysun” demiş. En alttaki tenekeyi pençelediği ile kutuları devirmesi bir olmuş. Ortalık korkunç bir gürültüye boğulmuş. Gürültüden korkup gözlerini kapayan tilki, açtığında ne görsün? Bir renk deryasında yüzüyor. … Zavallı tilki boya gölünde boğulmaktan zor kurtarmış kendini. Tüylerinden boya akarak caddede yürüyormuş. Bir vitrinin önünden geçerken suretini görmüş camda. Ömründe hiç görmediği bir mahlûkla karşılaşıp ormana doğru korkuyla kaçmaya başlamış. Bitkin bir halde ormana atmış kendini. Karanlık bir kovuğa saklanan tilki, şafak söksün gün ağarsın diye tanrıya yalvarırmış. Lakin o vitrinin camında gördüğü binbir renkli yaratık gözünün önünden hiç gitmiyormuş. Öylece uyuyakalmış tilki. Bir tavşanın münacatıyla uyandığında vakit öğle üzeriymiş. Tavşan: “Ulu tanrım, yüce tanrım sonunda sesimizi duydun, bize geldin, bize şeref getirdin, …” diye yerlere kapanıyor, başını secdeden kaldırmıyormuş. Tilki birden tavşanın neyin karşısında olduğunu anlamış. Akşamki gördüğü varlığı hatırlayıp, açlığının da tesiriyle kendinden geçmesi ve bayılması bir olmuş. Tilki bayıla dursun, tavşan tüm ormana tellal olmuş… “Ormanın tanrısı geldi, ormanın tanrısı geldi” diye tüm orman sakinlerini durumdan haber etmiş. Tilki, gözünü arslanın tahtında açmış. Bir de ne görsün? Ormanın sakinleri hep bir ağızdan; “tapduk padişahım, tapduk padişahım, taptuk padişahım” diye yerlere kapanıyorlar. Her biri en sevdiği yiyeceğini aracı edip; “bizi de muştula, bizi de muştula” diye tilkiye yalvarıyorlar. Gece, boyahanede yaşadıklarını bir şimşek hızıyla beyninden geçiren tilki, durumu kavramakta gecikmemiş. Herkesi şefkatli gözlerle kutsuyor, arslana torpil geçip; “Sen şu sağ yanımda dur. Muştulanmaya en layık olan sensin. Nizam-ı orman için seni vekilim tayin ettim.” diyormuş. Bu arada, kendi nesebinden olanları da ihmal etmeyip arslana emir eri atamış. Tüm orman bunu konuşur olmuş. “Tilki, Tanrının sevgili kuluymuş da bizim haberimiz yokmuş” diyorlarmış. Lakin bir müddet sonra homurdanmalar başlamış. Tilkinin üzerinde ne kadar orman hayvanı var, durumu onur meselesi yapar olmuşlar. O yaz çok kurakmış mevsim. Ormana aylarca bir damla yağmur düşmemiş. Orman ahalisi çoktan deli bayrağını çekermiş ya, Tanrının gazabından korkar birlik olamazlarmış. Sadece kurt biat etmemiş ormanın tanrısına. Burnu çok keskin olduğu için ondan en baştan beri tilki kokusu alır, divanına hiç varmazmış. Bunu bilen kimi orman hayvanları gizli gizli kurtla görüşür, fikir beyan etmezlerse de sükût ederlermiş. Kurt, yavrularının aç kalabileceği cinnetiyle ipe sapa gelmez sözler edip: “Tanrıysa ormana yağmur yağdırsın da görelim” diye şirk edermiş. Bu sözler ormanda dalga dalga yayılıp, homurtuların artmasına sebep olmuş. Ormanın Tanrısı; “Kurda söyleyin göğümü terk etsin, alsın anasını da gitsin, ormanıma nifak sokmasın” diye ferman etmiş. İşte tam bu sıra ormana bir hastalık musallat olup, tilkilere kıran girmiş. Hastalık tilkileri önce uyuz ediyor, sonra da öldürüyormuş. Tilkiler birer ikişer telef olmaya başlamışlar. Durumu haber alan ormanın tanrısı telaşa kapılıp; “Eyvah! Tüylerim dökülmeye başlarsa foyam ortaya çıkar. Kıran geçene kadar bir yerlerde gizlenmeliyim” diyerek ormandan uzaklaşmaya, gözden kaybolmaya karar vermiş. Lakin birkaç tepe kaçmaya fırsat bulamadan hastalığa yenik düşmüş. Orman ahalisi onu bulduğunda yağmur yağıyormuş. ... Bugra URUNGU |
|
|
|
|
|
#2 |
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu Yer: KURT BAŞINI ALLAH A ÇEVİRMİŞTİR, ONU ZİKREDER, ÇAKAL İSE KURT POSTUNDA ŞEYTANA HİZMET ETMEKTEDİR..
Mesajlar: 17.554
|
Cevap: Büyüklere Masallar
Değerli Ülküdaşım.Yağmur çoktan başladı.O yüzden birilerinin boyaları da dökülüyor.Bize de uyuz tilkiyi ormandan atmak kalacak.
Ellerine emeğine sağlık.
__________________
BABAKURT
YAŞLANMAYAN BOZKURT |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üyelik tarihi: Apr 2008
Bulunduğu Yer: Dogum66 yaşam 09
Yaş: 38
Mesajlar: 5.362
|
Cevap: Büyüklere Masallar
İşte tam bu sıra ormana bir hastalık musallat olup, tilkilere kıran girmiş. Hastalık tilkileri önce uyuz ediyor, sonra da öldürüyormuş. Tilkiler birer ikişer telef olmaya başlamışlar
Tez zamanda yarabbim tez zamanda.Bizim çocuklarda açlıktan çıldıracak neredeyse.Şu Orhan kulunu o günleri görmekten mahrum bırakma. Bir fıkrada ben ekleyim o zaman; Kurt ve Çakal Bir gün Kurt çakalı yanına çağırmış. Kurt: Çakal gel bakim buraya, demiş. Çakal gelmiş. Kurt: Gözlerim kızardı mı? Çakal: Kızardı. Kulaklarım diklendi mi? Çakal: Diklendi. Kurt: Bacaklarım gerildi mi? Çakal: Gerildi. Kurt: Tüylerim diken diken oldu mu? Çakal: Oldu. Kurt: Bak şimdi nasıl av atarım! Hızlanarak, paaaat diye bir yabani atı devirmiş. Kurt: Çakal ye şimdi bunu, demiş. Üç gün sonra çakal, Kurdu yanına çağırmış. Çakal: Kurt gel bakim buraya, demiş. Kurt gelmiş. Çakal: Gözlerim kızardı mı? Kurt: Yooo, demiş. Çakal: Kızardı de, kızardı de, demiş. Kurt: Tamam kızardı, demiş. Çakal: Kulaklarım diklendi mi? Kurt: Yooo, demiş. Çakal: Sen diklendi de. Kurt: Tamam diklendi, demiş. Çakal: Bacaklarım gerildi mi? Kurt: Yooo, demiş. Çakal: Beni kızdırma, gerildi de. Kurt: Tamam gerildi, demiş. Çakal: Tüylerim diken diken oldu mu? Kurt: Sende tüy yok ki, deyince. Çakal: Çıldırtma beni, diken diken oldu de. Kurt: Tamam diken diken oldu, demiş. Çakal: Bak şimdi nasıl av atarım! Hızlanarak, tam yabani atı devirecek, yabani at öyle bir tekme atmış, çakalı elli metre uzağa salmış. Yavaşça Kurt çakalın yanına yaklaşmış. Kurt: Eee, çakal kardeş. Şimdi gözlerin kızardı, kulakların diklendi, bacakların gerildi, tüylerin diken diken oldu, demiş!
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| akp, akpkk, aldatma, aslan, boya, hile, kandirma, kurt, tilki |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuya Son Mesajı Yazan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Büyüklere Masallar | BABAKURT | Beğendiğiniz Güncel Köşe Yazıları | 1 | 10.04.09 14:45 |
| Bağış Amcadan Masallar | BABAKURT | Beğendiğiniz Güncel Köşe Yazıları | 0 | 11.02.09 01:34 |