Yüzde yüz Türk olduğun gün,cihan senindir.
Siyaset Katagorisinde ve Beğendiğiniz Güncel Köşe Yazıları Forumunda Bulunan Memleket İstiyorum Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Orhan Tahsin Memleket İstiyorum "MEMLEKET İSTERİM GÖK MAVİ, DAL YEŞİL, TARLA SARI OLSUN KUŞLARIN, ÇİÇEKLERİN DİYARI OLSUN. MEMLEKET İSTERİM NE ...
|
|||||||
| Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
|
#1 |
![]() Üyelik tarihi: Feb 2008
Bulunduğu Yer: KURT BAŞINI ALLAH A ÇEVİRMİŞTİR, ONU ZİKREDER, ÇAKAL İSE KURT POSTUNDA ŞEYTANA HİZMET ETMEKTEDİR..
Mesajlar: 17.554
|
Memleket İstiyorum
Orhan Tahsin
"MEMLEKET İSTERİM GÖK MAVİ, DAL YEŞİL, TARLA SARI OLSUN KUŞLARIN, ÇİÇEKLERİN DİYARI OLSUN. MEMLEKET İSTERİM NE BAŞTA DERT, NE GÖNÜLDE HASRET OLSUN KARDEŞ KAVGASINA BİR NİHAYET OLSUN. MEMLEKET İSTERİM NE ZENGİN FAKİR, NE SEN BEN FARKI OLSUN KIŞ GÜNÜ HERKESİN EVİ BARKI OLSUN MEMLEKET İSTERİM YAŞAMAK SEVMEK GİBİ GÖNÜLDEN OLSUN OLURSA BİR ŞİKAYET, ÖLÜMDEN OLSUN" Bugünlerde yazılarıma hep şiirle başlıyorum. Alışkanlık oldu. Şiirlere "deyimler", "atasözleri" de katıyorum. O da ikinci bir alışkanlık! Meydanları göre göre, meydanları duya duya şiirsever, deyimsever oldum . Bir ay boyunca seçim meydanlarında, iki parti genel başkanının atışmalarını izledik ya. Biri cümlelerine "SEMER" vuruyordu, biri "PALAN"... Hem de "şiirli" biçimde. Ama hep aynı şairleri seçiyorlardı. Atışmaları da aşık atışması gibiydi. Bribirlerine "laf" atıp duruyorlardı. Kafiyeli, kafiyesiz, vezirli, vezirsiz, ölçülü, ölçüsüz, ayaklı ayaksız, sözler! Şiirbilir, şiirsever geçiniyorlardı. "Adam olmak"tan da söz ediyorlardı, "koyun olmak"tan da Koyun gütmekten de... Alışkanlık, dedik. Atalarımız ne güzel söylemiş, "körle yatan şaşı kalkar" diye. "Üzüm üzüme baka baka kararır" diye. Şimdi birileri çıkıp, bize "kara çalma" diyeceklerdir, biliyorum. Biz akız, pakız, diyeceklerdir, onu da biliyorum. Şair Özdemir Asaf'ın şiiri de dilimin ucunda "BÜTÜN RENLER AYNI HIZLA KİRLENİYORDU BİRİNCİLİĞİ BEYAZA VERDİLER" demiş ya. Gördünüz mü, öyle bir duruma geldim ki, "yanıt"ı bile "şiir"le veriyorum. Bu gidişle, küfür bile şiirle edilecek gibi... Bir büyüğümüz birkaç yıl önce şair gibi "küfür" etmedi mi? "Şeyini şey ettiğimin şeyi" diye. Bir başka parti lideri, meydanlarda "şöyle ağız tadı ile küfür edemiyoruz" diye yakınmadı mı? Bir başka lideri de, mikrafonun açık olduğunu unutup: "Şimdi beni küfrettireceksiniz" demedi mi? Yazıma Cahit Sıtkı Tarancı'nın bir şiiri ile satırbaşı açmıştım. "Memleket İsterim" şiiriyle! Tarancı, Türk şiirinin uç beylerinden biriydi, Orhan Veli ile, İlhan Berk ile, Melih Cevdet ile, Fazıl Hüsnü ile, Cahit Kulebi ile, Necip Fazıl ile... "35 Yaş Şiiri", 7'den 70'e tüm şiirbilirler, tüm şiirseverlerin diline yerleşmişti: "YAŞ OTUZ BEŞ, ÖMRÜN YARISI EDER DANTE GİBİ ORTASINDAYIZ ÖMRÜN DELİKANLILIK ÇAĞINDAKİ CEVHER YALVARMAK YAKARMAK NAFİLE BUGÜN" "Ölüm"den söz eden "ölümsüz" bir şiir. Cahit Sıtkı, o şiirinde, "Memleket isterim" diye tutturmuştu da. Göğü mavi, dalı yeşil, tarlası sarı, kuşları, uçan, çiçekleri açan, dertsiz, hasretsiz, kavgasız, zengin, fakir farkı olmayan bir memleket istiyordu. Seçim öncesinde de meydanlara çıkan birileri, başka şairlerden, kuşu, çiçeği, olmayan şiirler okuyorlar, sonra da: "Şu memleketi isteriz" diyorlardı. Birilerinin istediği memleket, Diyarbakır, İzmir, Kadıköy, Bakırköy idi, birilerinin istediği memleket de İstanbul, Ankara, Bursa idi! Memleket, verip vermeme kavgası bile başlamıştı: "Gel de al" diyenler de vardı. O memketi, o kenti, o beldeyi istemek yerine, o memleketi, o kenti, o beldeyi kucaklamayı düşünen yoktu! Amaçları, o memleketin, o kentin, o beldenin topularını üzerlerine geçirmekti. Memleketi babalarının çiftliği gibi görenler de vardı ya! Memleketin topraklarını elin adamına satıp savmak isteyenler vardı ya. Bu satırları yazarken yüreğim sızlıyor. Boşalmak istiyorum. Ağız tadıyla birşey söylemek istiyorum. Şimdi beni şey ettireceksiniz, demek istiyorum. Bir memleket bilmem kaç kez gelmekle, kendilerini memleketin sahibi gibi görenlere ne diyeceğimi bilemiyorum. Memleketi, deniz manzaralı, orman manzaralı, dağ manzaralı, kır manzaralı diye bölenlere, söyleyecek söz bulamıyorum. Ayrıcalıklığın bin türlüsünü "kazanılmış hak" sayan, kendilerine teğet geçilmesi şöyle dursun, dokunulmasını bile istemeyenlerin, "biz sizin hizmetkarınız, biz imtiyazlara karşıyız" demelerine kızayım mı, boş mu vereyim, bilemiyorum. "Güleyim mi, ağlayayım mı" da diyebilirim, "söveyim mi, öveyim" mi de! Bu yüzden kendimi "ŞİİR"e vuruyorum. Şairler, memleketi memleketimi, insanı insanımı, "memleketimden insan manzaraları"nı politikacılardan daha iyi anlatıyorlar. Çünkü "beklenti"leri yok! "Kıyak geçilsin" diye söz üretmiyorlar. Söze Cahit Sıtkı ile başladık. "Memleket isterim" şiiriyle! Cahit Sıtkı, bir başka şiirinde memleketin durumunu anlatıyor. Şair yarım yüz yıl önce yazılmış, ama değişen bir şey yok "İstemek"le olmuyor ki. "Vermek" gerek, "vermek" Şiirini birlikte okuyalım: BİR YANDA ANADOLU, BİR YANDA RUMELİ'DİR. HEPSİ MACAR, YOLCUSU OLSUN, HANCISI OLSUN EFKAR ETTİĞİMİZ MEMLEKETİN HALİDİR. SANMAM HEMŞEHRİM BUNDAN ACISI OLSUN KÖYLÜMÜZ EFENDİMİZ, TARLASINDA PERİŞAN İŞÇİMİZ KARDEŞİMİZ KAVGASINDA PERİŞAN ANAM BACIMDIR BAHTI KARASINDA PERİŞAN HEMEN ALLAH CÜMLEMİZİN YARDIMCISI OLSUN Bu şiir "MEMLEKETİM"i anlatmıyor mu? Şah Damarı Başkent Üniversitesi'nin etkinliklerini ilgi ile izliyorum. Etkinliklerle hemen hergün bir Türkiye haritası çiziliyor. Etkinlikler ile Türkiye'nin sorunlarına değiniliyor. Geçen hafta Çanakkale'deydik. Yarım yüzyıllık dostum, arkadaşım TURGUT ÖZAKMAN, "Diriliş"ten söz etti. Birbaşka etkinlik. AB'de Ayrışma ve 2008 Türkiye İlerleme Raporu. Önceki gün ise "Çevre"ye çıkıldı. "Tarlalar betonlaşmasın, Türkiye aç kalmasın" özdeyişle. Başkent Üniversitesinin öğrencileri fidanlar diktiler. Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal da,memleketin akciğerinin temizleme operasyonuna, Başkent Üniversitesi Hastanesinde yapılan bir "karaciğer operasyonu"ndan sonra katıldı. Belki de sırada bir yürek, bir kalp operasyonu vardı. Ben de sıradaydım da! Merak ediyorum. "Türkiye'deki öteki üniversiteler ne yapıyor?" diye. 24 Nisan geliyordu? Bir Ermeni etkinliği gerekebilirdi? Bir Kürt sempozyumu ile "iyi şeyler olacak"a yanıt aranabilirdi. Uzağa gitmeye gerek yoktu! Bir üniversitemiz, İstanbul Teknik Üniversite, "Yabancı dille eğitim"e başlıyordu. Bilim dilinden, Türkçe'yi dışlayarak. "Türkçe dışlaması" sözü ile sanırım, Sayın Haberal'ın şah damarıma bastım! Söyleyecek başka bir şey yok!
__________________
BABAKURT
YAŞLANMAYAN BOZKURT |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | Arama |
| Stil | |
|
|
|
||||
| Konu | Konuya Son Mesajı Yazan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hizmet Etmek İstiyorum | GizliReis | Keçiören Ülkü Ocakları | 12 | 10.07.09 17:06 |
| Atatürk'ün A-dan Z-Ye Sözleri | BogaçHan | Atatürk'ün Hayatı | 7 | 04.02.09 13:33 |
| Peygamber Efendimiz`den huzurlu yaşam için altın tavsiyeler... | orhan1971 | Dini Bilgiler | 2 | 12.12.08 16:06 |
| Peygamber Efendimiz`den Huzurlu Yaşam İçin Altın Tavsiyeler... | orhan1971 | Hz. Muhammed (sav) | 3 | 11.12.08 11:11 |
| Ülkü Ocaklarına Katılmak İstiyorum ... | poverbozkurt | Genel | 3 | 05.09.08 03:42 |