Ülkü Ocakları Tartışma Forumları

Ülkü Ocakları

Yüzde yüz Türk olduğun gün,cihan senindir.

Değişim ve süreklilik ekseninde MHP

 Siyaset Katagorisinde ve  Beğendiğiniz Güncel Köşe Yazıları Forumunda Bulunan  Değişim ve süreklilik ekseninde MHP Konusunu Görüntülemektesiniz.=>Değişim ve süreklilik ekseninde MHP 9 Şubat'ta 40. kuruluş yılını kutlayan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türkiye'nin en güçlü siyasi geleneklerinden ...


Go Back   Ülkü Ocakları Tartışma Forumları > Siyaset > Beğendiğiniz Güncel Köşe Yazıları

Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Alt 22.03.09, 08:08   #1
TüRkYüReK
Korgeneral
 
TüRkYüReK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Bulunduğu Yer: Afyonkarahisar
Mesajlar: 7.225
Değişim ve süreklilik ekseninde MHP

Değişim ve süreklilik ekseninde MHP9 Şubat'ta 40. kuruluş yılını kutlayan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Türkiye'nin en güçlü siyasi geleneklerinden birini oluşturuyor. Milliyetçi fikriyatın MHP adını alması 9 Şubat 1969 tarihinde olsa da partinin kökleri daha eskilere gidiyor.

Siyasi bir organizasyon olarak MHP'nin resmi tarihi 1969'la başlıyor ancak gayrı resmi tarihini daha gerilere götürmek mümkün. Milliyetçi fikriyatın tarihi İmparatorluğun son dönemine kadar uzanırken "siyasi ve hükmi bir şahsiyet" haline gelmesi Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi (CKMP) ile oldu. MHP seçimlerde aldığı oylardan daha çok temsil ettiği misyonla tartışılan bir hareket oldu. Milliyetçiler temsil ettikleri siyasi görüşlerden daha çok özellikle 1980 öncesinde aldıkları tavırlarla hafızalarda yer ettiler. MHP üzerine yaptığı çalışmalarıyla bilinen Mustafa Çalık, hareketi şu şekilde tanımlıyor: "MHP hareketi 1950'lerde hızlanan sosyo-kültürel ve politik değişme sürecinde, yerleşik sosyo-kültürel yapıdaki muhtelif sembol, değer ve davranış kodlarının reaksiyonel bir ideolojik politizasyonla buluşarak eyleme dönüşmesidir. MHP hareketi genel anlamda Türk toplumundaki anti-komünizm, dinî ve kültürel temellerden güç aldığı kadar, sosyolojik bir tepki olarak değerlendirilebilir." Milliyetçi Hareket bir yandan geleneksel hayat tarzının yerini daha modern bir hayat biçimine bırakmasına tepki olarak ortaya çıkarken diğer yandan komünizmle mücadele hareketin temel motivasyonu oldu. Bütün zamanlarda özgül ağırlığı, sahip olduğu seçmen desteğinden daha fazla olan MHP, kendisini uzun süre devletin sahibi ve müttefiki olarak gördü. Yüzde ikilerde olan oyunu yüzde on sekizlere taşıyan hareket, aldığı oydan daha çok yaptığı çıkışlarla bilindi. Bu anlamda Milliyetçi Hareket'in tarihini sayısal bir değerlendirmeden daha çok, siyasal ve toplumsal bir değerlendirmeyle de okumak daha anlamlı.
Soğuk Savaş ve devletle özdeşleşme!
1970'li yıllarda AP ve CHP'den oluşan ikili parti sistemi sona ererken küçük partilerin altın çağını yaşadığı ve siyasetin kaderini ellerinde tuttukları bir dönem oldu. Toplumun ve siyasetin atomlaştığı, sokak çatışmalarının başladığı yetmişlerin ikinci yarısında MHP daha operasyonel bir karaktere büründü. Bu dönemde parti özellikle mezhep farklılıklarının yaşandığı illerde oylarını süratle artırdı. Komünizmle mücadelede kendisini devletin yanında konumlayan Türkeş, gençlik teşkilatıyla sokağı kontrol altında tutmaya çalıştı. MHP, yetmişlerin ikinci yarısında görece daha dinî bir söylem benimsedi.
1970'li yıllarda SSCB tehdidine karşı ABD'nin ileri karakolu konumunda olan Türkiye, bu dönemde Soğuk Savaş'ın laboratuvarı işlevi görmeye başladı. Ülkücüler sokağa indi ve kendilerini devletle özdeşleştirerek komünizme karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı. Bu tutum Milliyetçi Hareket'in her geçen gün toplumcu milliyetçilikten uzaklaşmasına ve devletçi bir karaktere bürünmesine neden oldu. Bu ayrışma, etkileri uzun süre devam eden ciddi bir kimlik sorununa neden oldu. Hareket özeleştirisini ancak seksen askerî darbesi sonrası yapabildi. 12 Eylül 1980 askerî darbesiyle diğer siyasi partiler gibi MHP'nin de faaliyetleri durduruldu ve daha sonra kapatıldı. MHP ve onun yan örgütleri hakkında 'Anayasal düzeni zor yoluyla değiştirmeye teşebbüs, Türkiye ahalisini birbirinin aleyhine toplu kıyıma yönlendirme ve silahlı örgüt oluşturma' suçlarından dava (MHP Davası) açıldı. Uzun süren mahkeme safahatından sonra başta genel başkan Alparslan Türkeş ve birçok MHP'li mahkûm oldu. 12 Eylül askerî darbesinin MHP'ye bakışı ve partililere uygulanan kötü muamele tabanda ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Milliyetçiler yaptıkları özeleştiri sonunda ciddi bir varoluş sorunu yaşamaya başladılar ve devletle aralarına kesin bir hat çekmenin gereğini gördüler. Askerî darbe, Milliyetçi Hareket'in tam anlamıyla siyasi ve fikri duruşunu tashih etme ihtiyacını doğurdu. Ülkücüler hiç olmadığı kadar devlete yabancılaştı ve hatta küstü. 12 Eylül rejimi hareket tarihinde etkileri bugün de görülen ciddi bir kırılmaya yol açtı ve kendini "devletin sahibi olarak" gören anlayış terk edildi.
Askerlerin, kendisini 'komünizme karşı devleti koruma' misyonuyla programlayan MHP'yi davalı olarak yargılaması, tabanda ciddi bir kimlik krizine yol açtı. MHP yöneticileri durumu "fikri iktidarda kendisi zindanda" diye tanımlarken, fikirlerinin iktidarda olması ülkücüleri ikna etmedi. Bu dönemde hareket içinde bir yandan devletle mesafeli durma inisiyatifi gelişirken diğer yandan İslami eğilimler tabanda güç kazandı. Cezaevinden çıkan kadroların topluma ve hayata yabancılaşmaları Türkiye'nin hızlı değişimiyle kesişince bu kadrolar önemli bir travma yaşadı. Milliyetçi Hareket, yasakların kalkıp yeni partilerin kurulmasıyla Muhafazakâr Parti (MP) ismini alırken vetolar nedeniyle 1983 genel seçimlerine giremedi. MP bir müddet sonra adını değiştirerek Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) ismini aldı. MÇP, darbe sonrası tabanda yürüyen tartışmaları partiye taşıyamayınca tabanın dinamizminden bir süre mahrum kaldı. Kadrolarını diğer partilere kaptıran Milliyetçi Hareket, uzun süren bir toparlanma dönemi sonunda ancak 1990'ların başında yeni bir toplumsal zemin ve özgül ağırlık kazanabildi. İki buçuklu parti sisteminin parçalanmaya ve küçük partilerin palazlanmaya başladığı 1990'lı yılların başında MHP de bu dalgadan nasibini aldı ve tabanını yeniden toparlayarak kurumsallaşmasını hızlandırdı. 1991 genel seçimlerine Refah Partisi ile ittifak yaparak giren MÇP bu ittifaktan 19 milletvekili çıkararak Parlamento'da temsil edilmeye başlandı. Parti içindeki fikri ayrılıklar bu dönemde iyice su yüzüne çıktı ve hareket ilk bölünmesini de bu süreçte yaşadı. Bu arada parti yeniden MHP adını aldı ve siyasi duruşunu temize çekme gereği duydu. MHP, 1980 öncesi dönemde olduğu gibi yeniden devlete yaklaşırken, Türkeş özellikle Kürt meselesinin çözümünde her türlü göreve hazır olduklarını ilan etti. Yükselen PKK terörü nedeniyle ülke ciddi bir bölünme endişesi yaşamaya başladı ve bu süreç MHP'yi kendiliğinden büyüttü.
1990'ların başında elde ettiği toplumsal desteği oya tahvil edemeyen MHP için 1995 seçimleri tam bir hayal kırıklığı oldu. Tabandaki değişim talepleri daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. 1994 yerel seçimleri sonrası iktidar alternatifi bir görüntü çizen MHP bu özgüvenle daha rahat davranmaya başladı. Kürt milliyetçiliğine karşı yükselen Türk milliyetçiliği dalgasının üzerine binen parti, geniş kitlelere açılmaya başladı. 1995 seçimlerine tarihinde hiç olmadığı kadar büyük bir özgüvenle hazırlanan parti yönetimi, DYP'yle yapılması muhtemel ittifak görüşmelerinin uzaması ve aday listelerinin hazırlanmasında yaşanan sorunlar nedeniyle barajın altında kaldı. 18 Nisan 1999 seçimleri Devlet Bahçeli'nin liderliğini ve MHP'nin ağırlığını yeniden teyit ederken MHP bu seçimlerde tarihindeki en yüksek oyu (% 18) aldı. Devlet Bahçeli'nin MHP lideri olması basit bir isim değişikliğinden öte tesirleri bugün de devam eden önemli bir siyaset değişikliğinin ilk işareti oldu. Bahçeli geçmişten aldığı dersle 'parti-devlet' özdeşliğini bozdu, daha sivil ve 'toplumsal merkezi' esas alan bir siyaset benimsedi. Bahçeli, genel başkan olduğundan bu yana partiyi "operasyonel hale getirmek isteyenlere" karşı ısrarla karşı durdu ve ülkücüleri sokak çatışmalarından uzak tuttu.
Başkalaşmadan değişen parti: MHP
18 Nisan 1999 seçim başarısında partinin 1980 sonrasında geçirdiği dönüşümün, Bahçeli yönetiminde "başkalaşmadan değişen" temel yapının, politikalarını daha rafine haline getirmesinin, toplumsal değerlerle beslenen açık, özgürlükçü, ahlaki meşruiyeti esas alan tutumunun etkisi oldukça fazlaydı. Özellikle 1990 sonrası dönemde oylarını devamlı artıran ve geleneksel tabanını sürekli genişleten parti, sahici bir siyaset dili kullanarak seçimlerden başarıyla çıktı. 28 Şubat sonrası dönemde çerçevesi askerler tarafından çizilen siyaset sahnesinde, dar alana sıkışan MHP, iktidar döneminde toplumsal desteğini hızla kaybetti ve 2002'de yeniden barajın altında kaldı. Seçim öncesi "dürüstlük, doğruluk, ilkelilik, inançlar ve pratik açısından tutarlılık, yolsuzluklara karşı kamu mallarının korunması, ülke kaynaklarının yağmalattırılmadan geliştirilmesi vb. gibi" kavramlar etrafında oluşan toplumsal merkeze oturan MHP, iktidar pratiği içinde toplumsal merkeze oturmaktan daha çok devletçi bir merkeze yaslanarak tabanının tepkisini çekti. 2007 seçimlerine Cumhurbaşkanlığı ve e-muhtıra tartışmalarının gölgesinde girilirken Devlet Bahçeli'nin serinkanlı tavrı ve toplumsal merkezi esas alan siyaseti karşılığını buldu. MHP'nin "kriz yaratan değil, kriz çözen" parti söylemi partinin muhafazakâr cenahta duruşunu sağlamlaştırdı. Bu tavır partinin yeniden mevzi kazanmasına sebep oldu. MHP, CHP'nin "katı laikçi" yaklaşımına karşı milletle birlikte hareket ederek % 14,3 oy alarak yeniden Parlamento'ya girdi.
MHP'nin son dönemde izlediği siyaset dikkate alındığında üzerine bastığı ekseni 'muhafazakâr milliyetçiliğe' kaydırmak istediği görülüyor. MHP, milletin iradesini bürokratik seçkinlere karşı savunurken aslında bir nevi kitle partisi gibi davranıyor. Parti bazı konularda milletin önüne AKP'nin benimsediği çözümleri koyuyor. MHP son dönemde yaptığı hamlelerle genişleme alanı olarak AK Parti'nin tabanını görüyor ve bu tabana seslenmek istiyor. Devlet Bahçeli'nin Ergenekon olayında partisini bu hadisenin dışında tutması gerçekten önemli bir başarıdır. Bu olumlu tavrın "ulusalcılık, anayasa değişikliği, asker-siyaset ilişkilerinin normalleşmesi, Kıbrıs, Kürt meselesi, K.Irak, AB vb." gibi konularda da devam ettirilmesi gerekiyor. Ancak bu noktada temel sorun bu hamlelerin olmasında değil uzun vadeli bir biçimde kurgulanmasında yaşanıyor. MHP, CHP'nin yerini alabilir! MHP'nin bu sıcak gündem maddeleri karşısında statükoya teslim olmadan tarihinden aldığı güçle daha özgüvenle hareket etmesi hem ülke menfaatleri, hem de milliyetçi tabanının 'tarihsel talepleri' bakımından büyük önem taşıyor. Partinin son dönemde yaşadığı değişimin mevzi bir değişiklik mi, yoksa ciddi bir paradigma değişikliği mi olduğu hususunda da rivayetler muhtelif olmakla birlikte bu meseleler karşısında geliştirilen siyaset, bu değişimin mahiyetini de tayin edecek. Türkiye'nin uzun zamandır çözemediği "yüzyıllık meseleleri" karşısında alınan tavır son dönemde yaşanan değişikliklerin "bir siyaset değişikliği mi yoksa bir taktik değişikliği mi" olduğu sorusunun da cevabını verecek. 2009 yerel seçimlerine yoğun biçimde hazırlanan MHP, 22 Temmuz 2007'de aldığı oyların üzerine çıkıp CHP'yi ciddi biçimde tehdit edebilir. MHP'nin önümüzdeki dönemde anamuhalefet görevi üstlenerek kendisini merkeze taşıyıp orta vadede iktidar alternatifi yapacak bir strateji izlemesi sürpriz olmayacak. Bu noktada MHP'nin devamlılığı olmayan tekil hamlelerle değil uzun vadeli ve istikrarlı bir strateji takip etmesi gerekiyor. MHP'nin bunu başarabilmesi için hem kendisini hem de AK Parti'yi aşacak bir siyasi tavır geliştirmesi kadar yeni bir manifesto ve yeni kadrolar kurması icap ediyor.
__________________
cCc TüRkYüReK cCc
TüRkYüReK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Hizli Erisim

Benzer Konular

Konu Konuya Son Mesajı Yazan Forum Cevaplar Son Mesaj
MHP Pendik İlçe Başkanı İle Yapılan Söyleşi cCc_ÇATLI_cCc MHP 1 13.04.09 22:33
YENİÇAĞ MI İHANET AĞIMI? karkabak Serbest Siyaset Kürsüsü 5 19.02.09 06:12
12 EYLÜL cCc_ÇATLI_cCc Ülkücü Şehitler 16 27.11.08 10:06
Bahçeli'nin Açıklamaları Akp Medyasını Korkutuyor! VatanseveR Siyasi Haberler 2 28.08.08 23:01
BAHÇELİ'nin Açıklamaları Akp Medyasını Korkutuyor cmc1453 MHP 1 28.08.08 21:45


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 19:46.


Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.

© HER HAKKIMIZ SAKLIDIR ©

Düzenleyenler;

Yiğit & cCc_Bozkurt_66 & Kürşad